• Basel

    [...]Basel de tıpkı diğer pek çok İsviçre şehri gibi nehir kıyısına kurulu.... Şehirden geçen nehir ise "Rhin Nehri", yani Türkçe'de bilinen adıyla Ren Nehri. Nehir üzerinde çok hoş, tarihi bir köprü bulunmaktaydı. Tabii ki hemen fotoğrafladık :)[...]

  • Paris Güncesi

    [...]Ve iste Paris'in en bilinen simgesi. Yani Eyfel Kulesi. Eh Paris'e gidip Eyfel'e çıkmadan, fotoğrafını çekmeden olmazdı:) Eyfel'e çıkmak için yaklaşık olarak 2 saat kuyruk bekledik. Ama buna değdi. Pek çok internet sitesinde ve turist kitaplarinda da yazdığı üzere gerçekten de ikinci kattan manzara daha güzel; ama oraya kadar çıkmışken 3. kata kadar da gidin derim. Zaten 3'e çıkabilmek için 2. katta asansör değiştirmeniz gerekiyor :)[...]

  • Le Havre - Etretat - Fécamp

    [...]Sahile varınca Monet'nin de tablolarına konu olan falezlerle karşılaşıyorsunuz. Bir an için nerede olduğunuzu kavramaya çalışıyorsunuz, Fransa? Normandiya? Yok yok Irlanda? Yeşil ve denize dik inen falezler deyince aklıma ilk Irlanda gelirdi, artık zihnimde oluşan görüntü tamamen değişti. [...]

  • Lyon'da Işık Festivali (Fêtes des Lumières)

    [...] "Eee peki saat 16:00 - 17:00 olunca ne oluyor?" diye soracaksiniz haklı olarak. Öncelikle pencerelerde yanan mumlar dikkatinizi çekecek. Hemen her pencerenin önünde 3-5 mum. Böylece herkes festivalin ruhuna katkı sağlamış oluyor.[...]

20 Aralık 2017 Çarşamba

foto: Flickr: Torsten Mangner
Açıkçası bloğumu bir ‘annelik ve bebek’ bloğuna değiştirmeyi katiyen düşünmüyorum, ancak doğum ve lohusalık sürecinde yaşayıp da beni kısmen şaşırtan, yeni anneler/hamileler arasında pek de bilinmeyen birkaç gerçeği paylaşmadan geçmek istemedim. Özellikle doğumunu yurtdışında gerçekleştirecek annelerin benim durumumda kalabileceğini düşünerek de yazmak istedim bu yazıyı. Umarım birine yardımı dokunur :)

  • Doğum sancıları sanıldığı gibi pek de düzenli değildir: Evet, doğum sancınız başladığında bunu büyük ihtimalle anlayacaksınız, o bakımdan bir sorun yok; ancak sanırım hamilelikte sürekli olarak “doğum sancılarını giderek artacak” gibi pek çok kalıp okuduğumdan olsa gerek, ben sancıların giderek sıklaşacağını düşünüyordum. Örneğin önce saatte bir, sonra on beş dakikada bir, sonra üç dakikada bir gelecek gibi… Ancak gerçek bundan farklı olabilir. Benim doğum sancılarım saatte birle başladı, sonra beş dakikada bire indi, sonra on dakikada bire çıktı, derken durdu, sonra üç dakikada bire indi, daha sonra saatte bire çıktı. Kısacası bayağı inişli çıkışlıydı :)
  • Doğum sancıları günlerce sürebilir: Açıkçası ne yalan söyleyeyim, yine okuduklarım doğrultusunda ben sancıların en fazla yirmi dört saat süreceğini, tüm doğumun bir günde olup biteceğini düşünüyordum. Yanılmışım, benim kasılmalarım üç gün sürdü. Daha da sürebilirdi ancak kasılmalarım uzunluğu beş dakika sürmeye başlayıp da bebeğin nabzı düzensizleşince sezaryene almak durumunda kaldılar. Doğumdan sonra internetten araştırdığımda sancıların bazen bir hafta bile sürebildiğini ve benim durumumda pek çok anne olduğunu gördüm. Ama ben özel olarak bu konu hakkında araştırma yapmasaydım haberim olmayacaktı; belki yeni anneler doğumdan korkmasın diye bu durum pek dillendirilmiyor ancak ben kendi adıma sancıların günlerce süreceğini önceden bilmeyi ve fikren de bu duruma alışmayı yeğlerdim.
    Bu arada, belki de bu durumun Türkiye’de pek de konuşulmuyor olmasının nedeni, genel olarak açılma olmayınca, sancılar devam etse bile doktorların doğrudan sezaryene almasıdır. Yurtdışında, özellikle de Finlandiya’da, anne de normal doğumdan yanaysa sezaryen yapmamak için oldukça uğraştıkları olabiliyor.
  • Doğumdan sonra uzun süre kanamanız olacak: İster normal, ister sezaryen doğum olsun, elbette doğumdan sonra kanama olacağını biliyordum. Tek sorun, kanamanın aylarca süreceğini bilmiyor oluşumdu. Tabii ki kanamanın yoğunluğu gün geçtikçe azalıyor ve elbette süreç kadından kadına değişebilir, ancak benim kanamam iki ay sürdü. Daha uzun sürenler de oluyormuş. İnsanın bir anda beklediğinin iki katı süren bir kanama süreciyle karşılaşması pek matah olmuyor bence, o yüzden kendinizi bu duruma da fikren hazırlayın derim :)
  • Bir kızınız olursa onun da kanaması olabilir: Annenin hormonlarına bağlı olarak yeni doğan kız çocuklarda da hafif bir kanama olabiliyor. Neyse ki bu kanamanın olabileceğini önceden biliyordum :) Ancak yine duyduklarım doğrultusunda bu kanamanın 1-2 kere olacağını düşünüyordum; yanılmışım, bizim bebeğimizin kanamaları, her gün olmasa da 2-3 hafta sürdü ve geçti. Elbette yoğun bir kanaması yoktu, o yüzden aksi bir durumda (hatta bence her türlü kanaması olması durumunda) doktorunuzla iletişime geçin.
  • Skolyoz (bel kemiği eğriliği) ve epidural sezaryen: Sanıyorum ki genel olarak, çok ileri olmadıkça bel kemiği eğriliğine sahip olmanız epidural sezaryene engel değil; ancak bazen ileri eğriliğe sahip olmasanız bile anestezi bir tarafınıza pek etki etmeyebiliyor ve ameliyat süreci uzuyor. Bana o anda söylememişlerdi mesela ama bir süre daha epidural etkisini tam göstermeseymiş genel anesteziye alınacakmışım. Bu noktayı yazmamın sebebi ise doğum öncesinde bel kemiği eğriliğinin bir sorun yaratıp yaratmayacağını sormama rağmen bana pek bir açıklama yapılmamış oluşuydu.
Benim doğum ve lohusalık sürecinde deneyimleyip de şaşırdığım noktalar bunlardı; eğer sizin de eklemek istedikleriniz varsa aşağıya yorum olarak girebilirsiniz.

Herkese sağlıklı ve kolay doğumlar :)


13 Aralık 2017 Çarşamba

Bu yıl 6 Aralık günü Finlandiya için diğer yıllara göre çok daha önemliydi; çünkü Fin halkı bağımsızlıklarının 100. yılını kutladı. Açıkçası ben 100. yıl için yıl genelinde pek çok etkinlik düzenlerler (örneğin konserler vb.) diye düşünmüştüm ancak gözüme pek de etkin gözükmediler.

Geçen yıllardan farklı olarak bu yıl kutlamalar bir gün önce, öğleden sonra başladı. Kutlamadan kastım bayrakların asılması ve önemli binaların bu özel yıla özgü olarak ışıklandırılması. Belediye binası, Helsinki’nin sembolü beyaz kilise (tuomiokirkko) ve Finlandia-talo gibi 5-10 bina bu yıl Finlandiya’nın resmi renklerine, mavi-beyaza büründü.




Ayrıca dünyanın farklı ülkelerinde de Finlandiya’ya jest olarak çeşitli binalar, anıtlar veya köprüler 5 Aralığı 6 Aralığa bağlayan gece mavi-beyaz ışıklandırıldı. Örneğin Roma’da Colosseo (Kolezyum) ve İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü ışıklandırılan yerlerden.

6 Aralık 2017 Çarşamba

origami turna hobi el isi
Bu yazımda özellikle hamileliğinin son demlerini yaşayan ve zaman geçirmek, çocuğu için eğlenceli ve dekoratif süsler yapmak isteyen annelere hitap etmek istiyorum. Bebeğim için hem doğal, hem el emeği, hem de güzel bir şeyler yapmak istiyorum, diyorsanız siz de benim gibi birkaç dal, biraz ip ve origami kullanarak aşağıdaki başucu süsünü yapabilirsiniz :)

Öncelikle dışarıdan bulduğum, biri uzun olmak üzere toplam dört dal parçasını birbirine bağladım. Özellikle uzun dalın sağlam ve kalın olduğundan emin olun ki kırılıp bebeğinizin üzerine düşmesin.

İlk olarak uzun dal parçasını süsü koymak istediğim yere sıkıca bağladım. Bunun için doğal görünümlü koli bantlarından kullandım. Bu başucu süsünü aslında önce karyolaya bağlamayı düşünmüştüm, ancak sonra “ya düşerse” diye düşünerekten bu fikrimden vazgeçtim ve bez değiştirme yatağına bağlamaya karar verdim. Böylece ben altını değiştirirken bebeğim de bu turnalara bakabilecekti (nitekim şu anda çok küçük ama bakmaya da başladı yavaş yavaş, renkli ve hareketli şeyler ilgisini çekiyor).

29 Kasım 2017 Çarşamba

cikolata festivali versoix cenevre isvicre gezi blog seyahat
Aslında bu yazıyı uzun yıllar önce paylaşmam gerekiyordu ancak atlamışım diyelim :) Çikolata Festivali’nin Versoix’da halen her yıl düzenlendiğini gördükten sonra bu tatlı konu hakkında yazmadan geçmeyeyim dedim.

Mart ayında yolunuz Cenevre yakınlarına düşerse ve vaktiniz de varsa çikolata festivaline katılmamak olmaz diye düşünüyorum.

Versoix, yine Leman gölü kıyısında bulunan, Cenevre merkezden belediye otobüsü ile 25dk da veya trenle ulaşılabilecek bir kasaba. Açıkcası festival dışında yapacak bir şey yok bu küçük kasabada çünkü daha çok özel mülklerin olduğu bir yer gibi geldi bana.

22 Kasım 2017 Çarşamba

yumurtasız gnocchi italyan mutfağı
Soldaki gorgonzola ve sağdaki domates soslu gnocchi
Bu haftaki yazımda sizlerle bir İtalyan yemeği olan Gnocchi’nin (okunuşu nyokki gibi oluyor) tarifini paylaşmak istiyorum. Gnocchi için patates hamuru/ezmesi/makarnası diyebiliriz sanırım. Yapımı oldukça basit olan bu patatesleri, makarnalarda da olduğu gibi istediğiniz soslarla servis edebiliyorsunuz. Benim en yakıştırdığım sos ise Gorgonzola peyniri (bir çeşit İtalyan küflü peyniri ama tadı Roquefort/Rokfor kadar ağır değil) ile yapılan.

Tarifimizi anlatmaya malzemelerle başlayalım; sadece üç malzememiz var: Patates (1kg), un (300gr) ve kafi miktarda tuz.
Bazı tariflerde malzemeler arasında yumurta da olduğunu görebilirsiniz. Ancak bence yumurtaya gerek yok, biraz sabırlı olursanız malzemeler kolayca yapışıyor; yumurta bana hem tat hem de koku olarak ağır geliyor, o yüzden genel olarak kullanmamayı tercih ediyorum tariflerde.

15 Kasım 2017 Çarşamba

yurtdisinda dogan bebegin italyan vatandasligina kaydi - italyan pasaportu
Yazımın hemen başında belirtmek isterim ki aşağıda yazacaklarım genel olarak ebeveynlerinden biri İtalyan olan ve İtalya dışında doğan bir bebeğin nasıl İtalyan vatandaşlığına kaydettirileceği üzerinedir. İtalya’da doğan çocuklar için farklı bir prosedür işliyor olabilir.

Bir süre önce bebeğimiz Finlandiya’da hayata gözlerini açtı. Doğal olarak biz de kendisini hem Türk hem de İtalyan vatandaşlığına (babası İtalyan) yazdırmak için kolları sıvadık.

Yaptıklarımızı Finlandiya şartlarında anlatacağım, belki sizin bulunduğunuz ülkedeki bürokratik işlemler farklı işliyor olabilir, ancak yazacaklarımın İtalyan bürokrasisinin genel olarak nasıl işlediği hakkında bir fikir vereceğini sanıyorum.

Finlandiya’da, hastaneden çıkarken bebeğiniz için bir doğum belgesi düzenlenecek, bu doğum belgesini alıp öncelikle Maistraati’ye gitmeniz gerekiyor. Maistraati noterlik işlemler, kayıt, apostil gibi işlerin yapıldığı bir nevi yerel kayıt bürosu. Hastaneden aldığınız belgeyi buraya verip karşılığında resmi, apostilli bir doğum kayıt örneği alıyorsunuz. Bu noktada dikkat etmeniz gereken sanırım doğum kayıt örneğini bulunduğunuz ülkenin resmi dilinde almanız! Biz Maistraati’ye gittiğimizde, dilersek kaydı İtalyanca (İtalyan makamlarına verilmek üzere) ve İngilizce (Türk makamlarına verilmek üzere) olarak, iki nüsha düzenleyebileceklerini söylediler. Biz de seve seve kabul ettik, çünkü aksi takdirde belgeyi Finceden çevirtmemiz gerekecekti.

8 Kasım 2017 Çarşamba

finlandiya - helsinki - yurtdisinda dogum gebelik hamilelik
Bu haftaki yazımda Finlandiya’da hamilelik sürecini geçirme ve doğum yapma hakkındaki deneyimlerimi paylaşacağım.

Öncelikle Finlandiya’daki bir devlet hastanesinde doğum yapabilmek, ücretsiz muayenelerden yararlanabilmek için Finlandiya sağlık sistemine (KELA) kayıt olmanız gerekmekte. Bu sisteme kayıt hakkında daha fazla bilgi almak için Finlandiya’da Sağlık Sistemi başlıklı bir önceki yazıma bakabilirsiniz. Eğer devletten yararlanmak istemiyorsanız veya yararlanamıyorsanız özel sağlık kuruluşları da bulunuyor elbette. Ancak Finlerin %90’ından fazlası devlet hastanelerinde doğum yapıyormuş, ben de oldukça memnun kaldım.

Gebeliği bildirme
Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra (eczaneden alacağınız bir test ile genellikle doğru sonuç alabilirsiniz) yapmanız gereken bağlı bulunduğunuz Anne Çocuk sağlığı kliniğini (Maternity clinic/Neuvola) aramak. Genellikle bu klinikler bağlı bulunduğunuz hastanede oluyor. Hangi anne çocuk sağlığını kliniğine bağlı olduğunuzu sanırım buraya tıklayarak açılan haritadan görebilirsiniz.

1 Kasım 2017 Çarşamba

(Photo by: www.medisave.co.uk.)
Bu haftaki yazımda sizlerle Finlandiya’daki sağlık sisteminin nasıl işlediğini genel hatlarıyla paylaşmak istiyorum. Belki birilerine yararı dokunur.

Ülkede bulunduğumuz iki yılı aşkın süre boyunca bir takım hastalıklar yüzünden ve hamileliğim süresince pek çok kez Finlandiya sağlık sisteminden yararlandım. Öncelikle sisteme nasıl kayıt olacağınızdan başlayalım…

KELA Nedir?
Finlandiya’daki sosyal sağlık sisteminin adı KELA. Oturma izninizi aldıktan sonra genellikle vergi kaydınızı yaptırırken KELA’ya da başvuruyorsunuz. Kısacası KELA’dan yararlanabilmek için ülkede vergi veriyor olmanız gerekiyor (öğrenci iseniz farklı bir süreç işleyebilir ama KELA’dan yararlanabilirsiniz diye düşünüyorum). Eğer Finlandiya’da bir işte çalışacaksınız sisteme başvurmanız sorun olmayacaktır, ancak “eş” olarak karınız veya kocanızın yanında ülkeye geliyorsanız bazen bu sağlık sistemine başvururken zorluk çıkabiliyor.